Hutbeler

PDF-Dosyası Cuma Hutbesi (PDF)
 

İman ve Sâlih Amel
(22.10.2021)

Kıymetli Kardeşlerim!

Hutbemin başında okuduğum ayeti kerimede Cenab-ı Hakk şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın nasıl bir misal getirdiğini görmedin mi? Güzel sözü, kökü sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaca benzetti. O ağaç, rabbinin izniyle her zaman meyvesini verir. Öğüt alsınlar diye Allah insanlara böyle misaller getirmektedir.” [1]

Yüce Allah, bu ayet-i kerimede imanı ve imanın sözle ifadesi olan kelime-i tevhidi kökü yerin derinliklerine sağlam bir şekilde yerleşmiş, gövdesi ve dalları gökyüzüne doğru yükselmiş, her zaman meyve veren bir ağaca benzetmektedir. Hz. Peygamber de “la ilahe illallah” "Allah'tan başka ilah yoktur" ikrarının, iman tezahürünün en yükseği ve en üstünü olduğunu ifade etmiştir.[2]

Muhterem Müslümanlar!

Allah’ın yüceliğini, bir ve benzersiz olduğunu, kulluğa layık olanın sadece Allah olduğunu kalp ile onaylamak şeklinde ifade edilen imanın esasen üç boyutu vardır. Bunlardan birincisi imanın kalbî boyutudur. Kalbiyle Allah’ın varlığını ve birliğini tasdik eden ve imanı kalbine yerleştiren kişi ebedi mutluluğa erişir. Peygamberimizin ifadesiyle; “Kim kalbiyle tasdik ederek Allah’tan başka ilah olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resulü olduğuna şahadet ederse Allah onu cehenneme haram kılar.”[3] İman’ın ikinci boyutu ise kalp ile tasdikten sonra Allah’tan başka ilah olmadığını dil ile ikrar etmektir. Kulun gönlünde, kalbinde var olan Allah’a iman bilinci, daima diri tutulması geregen bir olgudur. Bu nedenle Hz. Peygamber inananlardan Allah’a imanı ifade eden kelimeleri sıkça telaffuz etmelerini, tevhid zikirlerini dillerinden düşürmemelerini istemiştir. ‘Lâ ilâhe illallah’ kelimesini hiçbir amelin fazilet bakımından geçemeyeceğini[4] bildiren Hz. Peygamber, damadı Hz. Ali ve kızı Hz. Fatıma’ya yatmadan önce otuz üç defa ‘subhanallah’, otuz üç defa ‘Allahü ekber’, otuz üç defa da ‘La ilahe illallah’ demelerini tavsiye etmiştir.[5] Böylece Peygamberimiz, bir olan Allah’a iman bilincini hem gönüllerimizde hem de dillerimizde diri tutmaya çalışmıştır.

Değerli Kardeşlerim!

Allah’a imanın üçüncü boyutu ise imanın gereği ile amel etmek yani salih ameller işlemektir. Yüce Allah yüze yakın ayette “iman eden ve salih amel işleyen” buyurarak iman etmekle salih amel işlemeyi yanyana zikretmiştir. Salih amel iman ağacının meyvesi ve müminin imanının göstergesidir. Salih amellere devam eden kimselerin kalbinde iman nuru devamlı parlar, bu nur ise insanı mükemmel bir ahlaka ulaştırır. Salih ameller; iman ve iyi niyetle yapılırsa Rabbimizin katına ulaşır, cennete girmemize ve oradaki derecelerimizin yükselmesine vesile olur. Nitekim Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah; "Kim de O'na salih ameller işlemiş bir mümin olarak gelirse, işte onlar için yüksek dereceler vardır.”[6] "İnanan ve salih amelleri işleyenleri, altlarından nehirler akan cennetlerle müjdele.”[7] buyurmuştur.

Muhterem Müslümanlar!

Allah’a iman soyut bir inanç, kuru bir söz ve hayata yansımayan bir duygu değildir. Allah’a iman; kişinin hayatına anlam katan,  tavır ve davranışlarını belirleyen, fikir ve kararlarına yön veren bir güçtür. Bu nedenle sadık bir imana ve samimi bir niyete sahip mü’min, sadece ‘iman ettim’ demenin yeterli olmadığını bilir ve her daim salih ameller yapmaya çalışır. Başta namaz, oruç, zekât ve hac gibi ibadetler olmak üzere her türlü olumlu ve yararlı davranışı hayatında tatbik eder. Böylece hem bu dünyada hem de ahirette ebedi mutluluğa ulaşır. Şu halde; “Kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, salih amel işlesin ve Rabbine ibadette hiçbir şeyi O’na ortak koşmasın.”[8]

DİTİB Hutbe Komisyonu

 

[1] İbrahim, 14/24-25.
[2] Nesai , İman, 16, Müslim, İman, 58.
[3] Buhari, İlim, 49.
[4] İbn Mace, Edeb, 54.
[5] Buhari, Daavât, 11; Ebu Davud, Harac, 19,20.
[6] Taha, 20/75.
[7] Bakara, 2/25.
[8] Kehf, 18/110.

2021-10-22