
:بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّح۪يم
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ وَلْتَنْظُرْ نَفْسٌ مَا قَدَّمَتْ لِغَدٍۚ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ
:وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّم
ذٰلِكَ شَهْرٌ يَغْفُلُ النَّاسُ عَنْهُ بَيْنَ رَجَبٍ وَرَمَضَانَ
وَهُوَ شَهْرٌ تُرْفَعُ فِيهِ الأَعْمَالُ إِلَىٰ رَبِّ الْعَالَمِينَ
فَأُحِبُّ أَنْ يُرْفَعَ عَمَلِى وَأَنَا صَائِمٌ
Adım Adım Ramazan’a Yaklaşıyoruz
(23.01.2026)
Üç ayların bereket kapısı olan mübarek Recep ayını geride bırakıp, bugün itibarıyla Şaban ayının dördüncü gününe ulaştık. Rahmet ayı Ramazan’a bir aydan daha az bir süre kaldı. Rabbim, bu mübarek günlerin feyiz ve bereketinden hakkıyla istifade edebilmeyi, Ramazan’a sağlık ve afiyet içinde ulaşabilmeyi cümlemize nasip eylesin.
Kardeşlerim! Aziz Müminler!
Şaban ayı, Peygamberimizin (s.a.s.) gönül dünyasında çok özel bir yere sahipti. Rahmet Peygamberi, bu ayı adeta Ramazan’ın bir ön hazırlığı olarak görürdü. Bu kutlu zaman diliminde nafile ibadetlerini her zamankinden daha fazla artırır; bizlere Ramazan’ın o engin manevi iklimine nasıl girilmesi gerektiğini bizzat yaşayarak öğretirdi.1
Gelin, bizler de bugün o Kutlu Nebî’nin izinden gidelim; ibadetlerimizi ihlasla eda ederek yaklaşan Ramazan heyecanını yüreğimizde diri tutalım. Kur’an ayı olan Ramazan’a Kur’ansız girmeyelim. Kelâmullah’ın dilimizde zikir, gönlümüzde şifa ve hayatımızda rehber olması için gayret edelim.
Şayet Kur’an okumasını henüz bilmiyorsak, “öğrenmenin yaşı yoktur” diyerek bugünden itibaren hiç vakit kaybetmeden Rabbimizin kitabını öğrenmeye başlayalım. Eğer Kur’an okumasını biliyorsak, her gün düzenli olarak – birkaç sayfa da olsa – okuyup ruhumuzu Ramazan’a hazırlayalım. Ayetlerin manaları üzerine tefekkür edelim ve Rabbimizin bizlere olan çağrısını hayatımıza taşımaya çalışalım. Farz ibadetlerimizle birlikte nafile ibadetlerimize de sımsıkı sarılalım. Secdelerimizi çoğaltalım, dua ve niyazlarımızı arttıralım. Ramazan’a kalben, zihnen, vicdanen ve bedenen hazırlıklı olalım.
Aziz Müminler!
Tüm bu hazırlıklar, aslında asırlar öncesinden gelen nebevî bir mirastır. Nitekim Peygamberimiz (s.a.s.), Şaban ayını ve bu ayda tutulan orucun hikmetini şu sözlerle beyan buyurmuştur: “Şaban ayı, Recep ile Ramazan arasında insanların kendisinden gafil oldukları bir aydır. Oysa bu ayda ameller, âlemlerin Rabbi olan Allah’a arz olunur. Ben de amellerimin oruçlu iken Allah’a arz edilmesini arzu ederim.”2
Kıymetli Müslümanlar!
Bu “amellerin arz edilmesi” ve “hazırlık” şuuru, bizlere ebedî hayatımız için azık biriktirme sorumluluğunu hatırlatmaktadır. Hutbemi, Rabbimizin şu uyarısıyla bitiriyorum: “Ey iman edenler! Allah’a itaatsizlikten sakının. Herkes yarın için ne hazırladığına baksın! Allah’a itaatsizlikten sakının; şüphesiz Allah yapıp ettiklerinizden haberdardır.”3
DİTİB Hutbe Komisyonu
Kaynak:
1 Müslim, Sıyâm, 176.
2 Nesâî, Sıyâm, 70.
3 Haşr, 59/18.