
﷽
.اَوْفُوا الْكَيْلَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُخْسِر۪ينَۚ
:وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
.أَعْطُوا الْأَجِيرَ أَجْرَهُ، قَبْلَ أَنْ يَجِفَّ عَرَقُهُ
Çalışma Ahlakı ve Kul Hakkı Bilinci
(01.05.2026)
Kardeşlerim! Aziz Müminler!
İslam, güzel ahlak dinidir; bu yüce değerin en somut yansıdığı alanların başında iş yerlerimiz gelir. Hayatın her safhasında olduğu gibi iş dünyasında da her birimizin titizlikle gözetmesi gereken sorumluluklar vardır. Zira Allah’a inanıp güvenen müminler olarak bizler, yediğimiz en hayırlı lokmanın kendi el emeğimiz ve alın terimizle kazandığımız lokma olduğu bilinciyle yaşarız.1 Bir yandan Rabbimizin bize lütfettiği imkânlarla ahiret yurdunu kazanmaya gayret ederken, diğer yandan dünyadan da nasibimizi unutmadan2 çalışır, çabalar, insanlığa değer katarız. Şunu unutmayalım ki hangi makamda veya görevde bulunursak bulunalım; ister işçi ister işveren, ister amir ister memur olalım, hepimiz aynı ahlak imtihanının muhatabıyız.
Kardeşlerim!
İlahi yasa gereği her birimiz farklı yeteneklerle yaratıldık.3 Kimimiz işçi olduk, kimimiz işveren; kimimiz esnaf, kimimiz mühendis veya öğretmen... Fakat unutmayalım ki unvanlarımız ve işlerimiz ne kadar farklı olursa olsun, hepimiz bir bütünün vazgeçilmez parçaları, bir vücudun birbirine bağlı azalarıyız. Nasıl ki bir bedenin organları uyum içinde çalışmaya muhtaçsa, iş dünyasında da işçi işverene, işveren de işçiye aynı derecede muhtaçtır. Bu toplumsal denge, ancak karşılıklı haklara hürmetle ve adaletle ayakta kalabilir. Geliniz şimdi, hem kazancımızı bereketlendirecek hem de bu hassas dengeyi muhafaza edecek olan temel sorumluluklarımızı birlikte idrak edelim:
Değerli Emekçi Kardeşlerim!
İşimize her sabah besmeleyle başlayalım. Hangi işi yaparsak yapalım, onu daima sağlam, kaliteli, düzgün ve temiz yapalım. Disiplinli olalım, titiz olalım, güvenilir olalım. İşimizi severek ve özenerek yapalım. İşverenimizin bize emanet ettiklerini kendi malımız gibi koruyalım, israftan kaçınalım. Bize sunulan imkânları kötüye kullanmayalım. Helalinden kazanalım, ailemizin boğazından haram tek bir lokma dahi geçirmemeye gayret gösterelim. Bulunduğumuz her ortamda sadece kendimizi değil, aynı zamanda inancımızı, kültürümüzü ve değerlerimizi de temsil ettiğimizi aklımızdan çıkarmayalım. Dünyalık menfaatler uğruna Müslümanlık onur ve haysiyetimize asla gölge düşürmeyelim.
Kıymetli İşveren Kardeşlerim!
Sizlere de özellikle seslenmek istiyorum: İşlerinizi daima liyakat sahibi, işinin ehli kişilere teslim edin. Sorumluluğunuz altında ter döken kardeşlerinize karşı her zaman anlayışlı bir tavır sergileyin. Emrinizde çalışanları Allah’ın birer emaneti olarak görün. Dökülen her bir damla alın terini mukaddes bilin; işçinizin hakkını ve hukukunu çiğnemeyin. Çalışanlarınızın hakkını eksiksiz ve tam vaktinde teslim edin. Hesabınızı ahiret bilinciyle ve büyük bir hassasiyetle yapın; kimsenin hakkına girmeyin. Haksız kazanç yollarına asla tevessül etmeyin.
Kardeşlerim!
Unutmayalım ki; dünya geçici, ahiret ise bakidir.4 Önemli olan, bu imtihan dünyasından alnı ak, başı dik ve Huzur-u İlahi’ye kul hakkıyla gitmeden çıkabilmektir.
Hutbemi, bir Peygamber duasıyla bitirmek istiyorum: “Allah’ım! Bize rızıklarının helalini nasip et! Bizi haramlarından koru ve bizi senden başkasına muhtaç eyleme!”5 (Âmin)
DİTİB Hutbe Komisyonu
Kaynak:
1 Buhârî, Büyû’, 15.
2 Kasas, 28/77.
3 Leyl, 92/4.
4 Müminûn, 40/39.
5 Tirmizî, Deavât, 110.