
﷽
وَجَعَلْنَا مِنَ الْمَٓاءِ كُلَّ شَيْءٍ حَيٍّ
:وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
مَا هَذَا السَّرَفُ؟ فَقَالَ (الصَّحَابِيُّ): أَفِى الْوُضُوءِ إِسْرَافٌ؟
قَالَ: نَعَمْ، وَإِنْ كُنْتَ عَلَى نَهْرٍ جَارٍ
Aziz Kardeşlerim! Değerli Müslümanlar!
Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de bizlere, dünya ve ahirette bahşettiği nimetleri tekrar tekrar hatırlatır. Bizi çepeçevre kuşatmış bu nimetleri her gün sayamayacak kadar kullanırız. Ne yazık ki tam da bu sebeple bazen nimetler gözümüzde sıradanlaşır. Sıradanlaşmakla da kalmaz, bazen hep varmış ve hiç tükenmeyecekmiş gibi bir hisse kaptırır bizi. Günümüzde belki en çok kullandığımız, ama zaman zaman ne kadar büyük bir nimet olduğunu unuttuğumuz nimetlerden biri de su nimetidir.
Değerli Müminler!
Su, biz insanlar başta olmak üzere dünya ve içerisindeki bütün varlıklar için adeta bir hayat kaynağıdır. Rabbimizin gökten tatlı ve tane tane yağdırdığı yağmurlar vesilesiyle susuzluğumuz gider, ölü topraklar dirilir, bitkiler hayat bulur ve ağaçlar meyve verir. Rabbimiz bu gerçeği Kur’an-ı Kerim’de “…Biz her canlıyı sudan yarattık.”1 buyurarak, vurgular.
Yüce Allah’ın suya verdiği bir diğer özellik ise temizleyici olmasıdır. Günümüz imkanlar sayesinde ve çok mesafe kat etmeden, her an ve sadece basit bir el hareketi ile tertemiz suya ulaşırız. Bu su ile eşya, elbise ve evimizi temizlediğimiz gibi, manevi temizliğimiz olan abdest ve guslü gerçekleştiririz. Ama dikkat edelim! Rabbimizin yoktan var ettiği ve bu özelliklerle donattığı su, büyük bir nimet olduğu kadar, büyük bir imtihan vesilesidir de. Zira musluktan bu kadar kolay bir şekilde akan sular, her an israf edilmeye müsaittir.
O zaman böylesi kolay bir şekilde suya ulaşabilirken, onu israf etmeden hakkını nasıl verebiliriz? Peygamber Efendimiz’in (s.a.s.) bu konu hakkında bize öğrettiği ölçü gayet açıktır: Sahabeden Abdullah b. Amr’ın anlattığına göre bir gün bir sahabi abdest alırken Rasulullah (s.a.s.) onun yanına uğramıştı. “Bu ne israf?” buyurdu. Abdest alan sahabi, “Abdestte de mi israf olur?” diye sorunca, Rasulullah (s.a.s.), “Evet, akan bir nehirde(n) bile (abdest alıyor) olsan (israf olur).” diye cevap verdi.2
Değerli Cemaat!
Aslında Allah ve Resûlü’nün (s.a.s.) bize mesajı çok açık ve nettir: Su bütün canlılar içindir ve israf edilmemelidir. Nasıl ki küçük bir hareketle musluğu açabiliyorsak, abdest alırken suyu kullanmadığımız anlarda musluğu aynı şekilde küçük bir hareketle kapatabiliriz. Sebep ne olursa olsun bunu ihmal etmemeliyiz. Mesele su faturası değildir; mesele bizlere bu suları yoktan var eden; bizlere bu suyu kullanmaya elverişli kılan, acı değil tatlı ve tane tane yağdıran Yaradanımız ile olan bağımız ve O’nun yarattıklarına karşı sorumluluğumuzdur. Bu nedenle, akan nehir gibi olan musluğumuzu, sevgili Peygamberimizin (s.a.s) izi üzere dikkatli ve bilinçli bir şekilde kullanmamız gerekir. Bu nebevi ölçüye riayet ederek, sevgili Peygamberimizin (s.a.s) sünnetlerinden birini ihya etmiş, onun şefaatine bir adım daha yaklaşmış ve Allah’ın o eşsiz yaratmasını da korumuş oluruz.
Hutbemi, bir dua ile bitirmek istiyorum: Allah’ım! Bizleri, nimetlerine karşı sorumluluğunu bilen kullarından eyle! Nimetlerini bizden çekip alma Allah’ım! Bizleri her türlü israftan koru! Su nimetine şükreden, onun kıymetini bilen, onun hakkını yerine getirenlerden eyle Ya Rabbi! Âmin, velhamdülillahi rabbil âlemin.
Kaynak:
1 Enbiya, 21/30.
2 İbn Mace, Taharet, 48.