Hutbeler

PDF


.وَف۪ٓي اَمْوَالِهِمْ حَقٌّ لِلسَّٓائِلِ وَالْمَحْرُومِ

:وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
(... ) مَنْ كَانَ فِى حَاجَةِ أَخِيهِ كَانَ اللَّهُ فِى حَاجَتِهِ (...)

Sana İhtiyacı Olan Kardeşlerin Var!
(06.03.2026)

Mübarek Ramazan-ı Şerifin ilk yarısını geride bıraktık hamdolsun. Yüce Rabbim, kalan yarısını hakkıyla ihya edebilmeyi bizlere nasip eylesin! Hep hoş gelen Ramazan, bizden hoşnut ayrılsın. Rabbim Ramazan’ı imanımızın en güzel şahitlerinden kılsın.

Kardeşlerim! Aziz Müminler!
Ramazan denince akıllara elbette çok güzellik gelir. Oruç gelir evvela. Oruçla beraber takva gelir, sabır gelir. Ramazan denince akıllara Allah’ın Kelamı Kur’an gelir; dinlenen mukabeleler, okunan hatimler gelir. Sahurun bereketi, iftarın sevinci, teravihin coşkusu gelir. Birlik gelir, beraberlik gelir, kardeşlik gelir. Ramazan denince akıllara bu aya ulaşmanın şükrü olan fitrelerimiz gelir. Ramazan’ın bereketinden daha çok nasiplenmek için sevinçle verdiğimiz zekâtlarımız gelir.

İşte tüm bu güzelliklerle birlikte, Ramazan denince akla en çok da yardımlarımızı bekleyen, bu ayın yolunu gözleyen mahzun yürekler gelmelidir. Çünkü Ramazan, sadece kendi açlığımızı hissetmek değil; başkasının açlığına derman olabilmektir, başkasının derdiyle dertlenebilmektir.

Kardeşlerim!
Rabbimize hamdolsun ki birçoğumuz, “İftarda ne yiyeceğim?” endişesi taşımadan oruçlarımızı tutuyor, çeşit çeşit nimetlerle donatılmış sofralarda iftar ediyoruz. Ama maalesef; sıcak bir çorbaya, uzatılacak bir ele muhtaç nice kardeşimiz olduğunu zaman zaman aklımızdan çıkarabiliyoruz.

Kardeşlerim! Unutmayalım; Ramazan’ın yolunu, bizim gözlediğimizden daha büyük bir umut ve hasretle gözleyenler var. Yetimler var, kimsesizler var, yoksullar var. İffet ve hayasından dolayı kimseye el açamayan, derdini sadece Rabbine arz eden nice ihtiyaç sahipleri var. Evinde bir tas sıcak çorba kaynatacak kimsesi olmayan yaşlılarımız var. Hastalıkla, darlıkla ve yoklukla imtihan olup kapısının çalınmasını bekleyen nice muhtaçlar var.

İşte bu yüzden kardeşlerim, o kapıları çalmak bizim boynumuzun borcudur! Çünkü Yüce Rabbimiz, sahip olduklarımızda yoksulların da bir payı olduğunu1 ifade buyurur.

Kardeşlerim!
Peki, fitre, zekât, sadaka ve bağışlarımızı ihtiyaç sahibi kardeşlerimize nasıl ulaştıracağız? İçimiz rahat olsun; Allah'a hamdolsun ki Diyanet İşleri Türk İslam Birliği var! Bu topraklarda kırk yılı aşkın süreyle hizmetlerine devam eden DİTİB var! Kurumumuz, Türkiye Diyanet Vakfı ile büyük bir özveriyle, omuz omuza çalışıyor. Yardımlarınızı hem 30 farklı ülkedeki ihtiyaç sahiplerine hem de deprem bölgelerindeki insanlara ulaştırıyor. “Sana İhtiyacı Olan Kardeşlerin Var!” diyerek çıktığımız bu iyilik seferberliğinde bağışlarınız, bir ailenin ocağında pişen yemeğe, bir mazlumun sofrasında iftar bereketine dönüşüyor. Ulaştırdığımız alışveriş kartlarıyla darda kalanların ihtiyacı giderilirken, hediye ettiğimiz bayramlıklarla kimsesiz çocukların yüzü gülüyor.

Sizler de ihtiyaç sahiplerinin hayır dualarında yer almak isterseniz, bağışlarınızı din görevlileri ve dernek yöneticilerimize makbuz karşılığında elden teslim edebilirsiniz. Fitre, zekât ve bağışlarınızı dilerseniz banka havalesiyle ya da dijital bağış sistemi üzerinden de kolaylıkla yapabilirsiniz.

Sözlerimi, paylaşmayı bir kurtuluş müjdesi olarak gören Peygamberimizin şu muazzam uyarısıyla tamamlamak istiyorum: “Kim kardeşinin ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir.”2

DİTİB Hutbe Komisyonu


Kaynak:
1 Zâriyât, 51/19.
2 Müslim, Birr, 58.

 

2026-03-06