
﷽
وَكُلُوا مِمَّا رَزَقَكُمُ اللّٰهُ حَلَالًا طَيِّبًاۖ وَاتَّقُوا اللّٰهَ الَّذٖٓى اَنْتُمْ بِهٖ مُؤْمِنُونَ
:وَقَالَ رَسُولُ اللّٰهِ صَلَّي اللّٰهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ
التَّاجِرُ الصَّدُوقُ الأَمِينُ، مَعَ النَّبِيِّينَ وَالصِّدِّيقِينَ وَالشُّهَدَاءِ
Helal Kazanç ve Ticaret Ahlakı
(31.07.2026)
Kardeşlerim! Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam, çalışmayı ibadet; helal kazancı ise bereket vesilesi olarak görmüştür. İslam’a göre kazancın büyüklüğünden önce helalliği, servetin çokluğundan önce bereketi önemlidir. Zira helal lokma, insanın duasına bereket, ailesine huzur, toplum hayatına ise güven kazandırır. Haram kazanç ise kalpleri karartır, bereketi yok eder ve insanlar arasındaki güveni sarsar. Bu nedenle mümin; dürüstlüğü ilke edinir, sözünde durur, ölçü ve tartıda adaleti gözetir ve kul hakkına riayet eder. Helal lokmanın bereketine inanarak, kazancını Allah’ın rızasına uygun yollarla elde etmeye çalışır. Rabbimizin şu emrini kendisine rehber edinir: “Allah’ın size verdiği helâl ve temiz rızıklardan yiyin ve iman etmiş olduğunuz Allah’tan sakının.”1
Kıymetli Müslümanlar!
Mümin, hak ve hukuka riayet eder ve kendisi için istediğini başkaları için de ister. Sabah ilk satışını yapan mümin, daha sonra dükkanına gelen müşteriye, “Allah bugün bana nasibimi verdi. Siz alışverişinizi komşumdan yapınız ki onun da rızkına vesile olunuz.” der. Mümin, bu davranışı ile Müslümanların iş ve ticaret hayatlarında asla unutmamaları gereken şu güzel anlayışı ortaya koyar: Rızkı veren müşteri değil, Allah’tır. Kazanç bereketle olur; hırs, rekabet ve düşmanlıkla değil. Gerçek zenginlik çok mala sahip olmak değil; helal kazançla Allah’ın rızasını kazanmaktır.
Değerli Kardeşlerim!
Hayatımızı İslam’ın bize sunduğu bu ahlak ve ölçülere göre şekillendirmemiz çevremiz açısından da son derece önemlidir. Nitekim komşularımız, müşterilerimiz, işverenlerimiz ve çalışma arkadaşlarımız ekseriyetle İslam’ı önce davranışlarımızdan tanımaktadır. Bu nedenle ölçü ve tartıda dürüst olmamız, müşterilerimizi yanıltmamamız, işçinin hakkını zamanında vermemiz, vergiyi eksiksiz ödememiz, kamu malına ve kul hakkına riayet etmemiz ve yapılan sözleşmelere sadık kalmamız vazgeçilmezdir. Böylece yalnızca helal kazanç elde etmiş olmayız; aynı zamanda İslam’ın adaletini, merhametini ve güven anlayışını da en güzel şekilde temsil etmiş oluruz. Zira güzel ahlâk, bazen sözün ulaşamadığı gönüllere ulaşan en etkili davettir.
Aziz Müminler!
Geliniz; iş yerlerimizi güvenin, doğruluğun ve bereketin mekanları haline getirelim. Kazancımızı helal yollardan elde edelim, emeğe ve kul hakkına riayet edelim, ticaretimizle çevremize güven verelim. Sevgili Peygamber’in (s.a.s.) şu müjdesine nail olmayı hedefleyelim: “Dürüst ve güvenilir tüccar, mahşerde peygamberler, sıddîklar ve şehitlerle beraberdir.”2.
Rabbimiz bizleri helalinden kazanan, kazancını hayır yolunda değerlendiren, ticaret ahlakıyla çevresine güven veren ve güzel ahlakıyla dinimizi en güzel şekilde temsil eden kullarından eylesin.
Âmin.
DİTİB Hutbe Komisyonu
Kaynak:
1 Mâide, 5/88.
2 Tirmizî, Büyû’, 4.