Hutbeler

PDF-Dosyası Cuma Hutbesi (PDF)

 

Irkçılık Hastalıktır!
(19.03.2021)

 

Değerli Mü’minler!

Tarihî tecrübenin insanlığa öğrettiği çok önemli bir değer hükmü vardır: Irkçılık hastalıktır. İnsanın; kanına, tenine, rengine ve diline bakarak diğer insanlardan üstün olabileceğini düşünmesi; akıl, insaf, iz’an ve ahlak ölçülerine göre saplantı, tutarsızlık ve kişilik bozukluğundan başka bir şey değildir.

Ancak bu temel gerçeğe rağmen, fert ve toplumların zaman zaman böyle marazî bir saplantıya düştükleri de bir vakıadır. Siyasal, ekonomik ve toplumsal süreçlerin etkisiyle gelişen ırkçılık, tarihte çok büyük trajedi, katliam ve felaketlere yol açmıştır. Mehmet Akif’in “Tarihi ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar; Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi!” dediği gibi, yaşanan bu büyük felaketlerden ders alınmamışçasına, insanlığın, ırkçı ve ötekileştirici uygulamalarla imtihanı maalesef hâlâ devam etmektedir.

Hâlbuki Yüce Kur’an’ın hükmü bellidir: Farklılıklarımız Yüce Allah’ın engin kudret ve sanatının üzerimizdeki kutsal işaretleridir.[1] Âlemlere Rahmet Yüce Peygamber’in hükmü de bellidir: Irkçılık lanetlenmiştir ve ayaklarımızın altındadır. Tarihin hükmü de bellidir: Irkçılık felakettir, kıyımdır, cinayettir. Evrensel ahlakın en temel ilkesi de bellidir: Kendine yapılmasını istemediğin bir şeyi başkasına yapmayacaksın!

Değerli Kardeşlerim!

İnsanın sevmek yerine nefreti, birlikte yaşamak yerine dışlama ve ötekileştirmeyi tercih etmesi, esasen kendi huzuruna ve selametine yönelik bir taciz ve tecavüz değil midir? Farklı olmak ve farklılaşmak Yüce Allah’ın muradı iken[2], insanın; kendisini fakirleştirecek, yalnızlaştıracak tek tip, monoton ve tek düze bir hayata mahkûm edebilecek davranışlara yönelmesi büyük bir tezat değil midir?

Sözü uzatmadan hutbemizi Efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa (s.a.s)’e bırakarak bitirelim. O, hayata veda etmeden önceki konuşmalarından birinde insanlığa şöyle sesleniyordu: “Ey insanlar!  Rabbiniz birdir. Babanız da birdir. Hepiniz Âdem’in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Arab’ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap üzerinde üstünlüğü olmadığı gibi; kırmızı tenlinin siyah üzerine, siyahın da kırmızı tenli üzerinde bir üstünlüğü yoktur. Üstünlük ancak takvâdadır.”[3]

Bu vesileyle, 2 yıl önce Yeni Zelanda’da meydana gelen ve 51 masumun hayatına kasteden terör saldırısını bir kez daha tel’in ediyor, Cenab-ı Hakk’tan lütuf ve inayetini üzerimizden eksik etmemesini niyaz ediyorum.
 

DİTİB Hutbe Komisyonu

 

[1] Rûm, 30/22.
[2] Hûd, 11/118.
[3]  Ahmed ibn Hanbel, V, 411.

 

2021-03-19