Hutbeler

PDF-Dosyası Cuma Hutbesi (PDF)

 

Rabbimize Yakınlaşma Vesilemiz: Sıla-i Rahim
(26.06.2020)


 

Muhterem Müminler!

Her Cuma hutbesinin sonunda okunan ayet-i kerimeyi bu sefer hutbemin başında da okuyarak sözlerime başlamak istiyorum: Yüce Allah şöyle buyuruyor:

اِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْاِحْسَانِ وَا۪يتَٓائِ۬ ذِي الْقُرْبٰى وَيَنْهٰى عَنِ الْفَحْشَٓاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِۚ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ

 “Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.”[1]

Değerli Mü’minler! 

Yüce dinimiz İslam, insanlar arası ilişkilere büyük önem vermiş ve anne-babadan başlayarak bütün yakınlarımızla ilişkilerimizi iyilik ve doğruluk üzere sürdürmemizi, onları ziyaret etme, onların hal ve hatırlarını sorup gönüllerini alma, maddi ve manevi olarak onları görüp gözetmeyi bir ibadet olarak değerlendirmiştir.

Akrabalık ilişkilerini koruyup gözetme anlamına gelen sıla-i rahimin, pek çok ayet ve hadiste, namaz ve zekât gibi farz ibadetlerden hemen sonra anılması da bu ibadetin önemini ortaya koymaktadır.

Nitekim Halid b. Zeyd (r.a.)’dan rivayet edildiğine göre bir adam Hz. Peygamber’e (s.a.s.) gelerek “Yâ Resûlallah! Benim cennete girmemi sağlayacak bir amel söyler misin?” diye sordu. Peygamberimiz de; “Allah’a ibadet eder ve O’na hiçbir şeyi ortak koşmaz, namazını kılar, zekâtını verir ve sıla-i rahim eder, yani akrabalık ilişkilerini sürdürürsen cennete girersin.”[2] buyurdular.

Hutbemin başında okuduğum ayet-i kerimede de Yüce Rabbimiz; “Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan ve ondan da eşini yaratan; ikisinden birçok erkek ve kadın (meydana getirip) yayan Rabbinize karşı gelmekten sakının. Kendisi adına birbirinizden dilekte bulunduğunuz Allah'a karşı gelmekten ve akrabalık bağlarını koparmaktan sakının. Şüphesiz Allah üzerinizde bir gözetleyicidir.”[3] buyurarak Müslümanları akrabalık bağlarını koparmaktan sakındırmıştır.

Muhterem Kardeşlerim!

Sıla-i rahim öyle bir ibadettir ki, ziyaret edene de, ziyaret edilene de pek çok manevi faydalar sağlar. Çünkü yakınlarla iyi ilişkiler kurmak, insanın hayatına zenginlik, derinlik ve güzellik katar. Bu ilişkiler devam ettiği müddetçe; manevi bağlar güçlenir, paylaşıldıkça sevinç ve güzellikler artar, üzüntü ve kederler de azalır. İnsanlardaki bencillik ve umursamazlık gibi kötü duygular ortadan kalkar. Sonuçta insanlar yalnızlığın ve bir köşeye itilmişliğin ıstırabından korunmuş olurlar.

Efendimiz (s.a.s.) bir hadis-i şeriflerinde akrabalık ilişkilerinin sürdürülmesi hakkında; “Yakınlarınızı tanıyın ve onlarla iyi ilişkiler kurun. Zira sıla-i rahim akrabalar arasında sevgiye, malda bolluk ve berekete, ayrıca ömrün uzamasına vesiledir.”[4] buyurmuşlardır.

Zira yakınlarıyla iyi ilişkiler kuramayan bir kişinin, diğer insanlarla iyi ilişkiler içerisinde olması da zordur. Akrabalık bağlarının zayıfladığı toplumlarda, sevgi ve dayanışma bağları da zayıflar ve sonunda toplumun ahenk ve düzeni bozularak pek çok toplumsal trajedi ve faciaların yaşanması kaçınılmaz hale gelir.

Muhterem Müminler!

Ömrümüzü bereketli kılan, aramızdaki sevgi ve dayanışmayı artıran, rızkımızın genişlemesini sağlayan, bencilliğimizi körelten ve yalnızlığımızı gideren ve en önemlisi bizlere Yüce Rabbimizin rızasını kazandıran sıla-i rahmi her vesile ile çokça yapmaya gayret edelim. Hısım ve akrabalarımızın bizi arayıp sormamalarından şikâyetçi olmak yerine Sevgili Peygamberimiz’in şu çağrısına uyalım. Sevgili Peygamberimiz buyuruyorlar ki: “Akrabasının yaptığı iyiliğe aynıyla karşılık veren, onları gerçek manada koruyup gözetmiş sayılmaz. Akrabayı koruyup gözeten kişi, kendisiyle ilgiyi kestikleri zaman bile, onlara iyilik etmeye devam edendir.”[5]

Hutbemi bir hadis-i şerif mealiyle bitirmek istiyorum. Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır: “Aranızda selâmı yayın. Birbirinize ikramda bulunun ve sıla-i rahmi, yani akrabalık ilişkilerini gözetin.”[6]

 

DİTİB Hutbe Komisyonu

 

[1] Nahl, 16/90.
[2] Buhari, Zekât 1.
[3] Nisa, 4/1.
[4] Buhari, Edeb 12.
[5] Buhari, Edeb 15.
[6] Ibn Mace, At’ıme 1.

2020-06-26