Hutbeler

PDF-Dosyası Cuma Hutbesi (PDF)

 

Zor Zamanlarda Sorumluluklarımız: Hayırda ve İyilikte Yardımlaşmak
(10.04.2020)

 

Muhterem Kardeşlerim!

İslâm dini toplum düzenini ve toplumsal huzuru önemsemiş ve bunun için gerekli olan tüm ilkeleri bizlere bildirmiştir. Bu ilkelerin başında kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma gelir. Yüce Rabbimiz Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurur: “…İyilikte ve takvâda yardımlaşın, günah ve düşmanlık üzerine yardımlaşmayın. Allah'tan korkun; çünkü Allah'ın cezası çetindir.”[1]

Kardeşlik ilkesi gereği, birbirimizi düşünmek ve birbirimize maddî-manevî destekte bulunmak hem dinî hem de insanî bir görevdir. Özellikle zor zamanlarda birlik ve beraberliğe, dayanışma ve yardımlaşmaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır. Çünkü büyük sorunlar ancak hep birlikte hareket edilirse çözüme kavuşabilir. Bugün maalesef böyle bir büyük sorunla karşı karşıyayız. Bu zor dönemde toplumsal anlamda hepimize önemli görevler düşmektedir. Sadece kendimizi değil, tüm insanlığı düşünerek üzerimize düşen bu görevleri yerine getirmeye çalışmalıyız. Çünkü bizler, “komşusu açken tok yatan bizden değildir” anlayışının mensubuyuz.[2]

Kardeşlerim!
Yüce Allah hoşnut ve razı olduğu müslümanı şöyle tarif ediyor: “Onlar bollukta da darlıkta da infak ederler, öfkelerini yenerler ve insanları affederler. Allah güzel davrananları sever.”[3] Görüldüğü gibi, ayet-i kerimede sadece bolluk ve varlıkta değil, darlıkta ve zor durumlarda da yardım etmemiz emredilmektedir. Çünkü infak, imkân meselesi değil, imân meselesidir.

Hayatımızın her anı imtihandır. Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurulur:“Andolsun ki biz sizi biraz korku ve açıkla, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltmekle imtihan ederiz. Öyleyse sabredenleri müjdele!”[4] Ayet-i kerimede de ifade edildiği gibi, imtihan her zaman aynı şekilde olmaz. Bazen varlıkla, bazen de darlıkla imtihan oluruz. Darlığa düşen yoklukla imtihan olurken, bollukta olanlar da darlığa düşenlerle imtihan olurlar. Onlarla ilgilenmek, gerekli yardımı yapmak ve onların sıkıntılarını gidermek de bollukta olanların imtihanıdır.

Bizler evlerimizde her türlü imkâna sahip bir şekilde virüsün etkisinin geçmesini beklerken, çalışamadığı için kirasını ve faturalarını ödeyemeyen, evinin temel ihtiyaçlarını dahi alamayacak durumda olan kardeşlerimizi ihmal edemeyiz. Bizler ekmeğimizi bölüşmeyi çok iyi bilen bir medeniyetin mensuplarıyız. Bizim inancımızda bencilliğe yer yoktur. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) şöyle buyurmaktadır: “Kendiniz için istediğiniz bir şeyi kardeşiniz için de istemedikçe gerçek mü’min olmazsınız.”[5] Ayrıca ne zaman ve nasıl imtihan olacağımız belli değildir. Bugün yardım etme gücüne sahip olup ‘veren el’ olduğumuz için şükretmeliyiz. Ya yardıma muhtaç durumda olsaydık. Acaba hangisi daha zor olurdu?

Değerli kardeşlerim!

Bu zor günlerde muhtaç durumda olan kimseleri tespit edip onlara yardım edebiliriz. Ayrıca, tamamen sizlerin desteğiyle yapılıp yaşatılan, ancak şu günlerde mahzun kalan camilerimize sahip çıkmayı da unutmamalıyız. İnşaatı devam eden, borçları olup sizlerin yardımına ihtiyacı olan, hayat kaynağımız camilerimize de elimizden geldiğince yardım edelim. İnşallah bu zor günler bittiğinde tekrar hep birlikte camilerimizde buluşur ve hasret gideririz. Unutmayalım ki, yardımlaşarak kendimizi ve başkalarını mutlu eder, nefsimizi de cimrilik ve bencillikten korumuş oluruz. Sosyal dengeye ve toplumsal huzura da katkıda bulunmuş oluruz.

Hutbemi şu âyetin mealiyle bitirmek istiyorum: “Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe gerçek iyiliğe ulaşamazsınız. Her ne harcarsanız Allah onu hakkıyla bilendir.”[6]

 

DİTİB Hutbe Komisyonu

 

[1] Maide, 5/2.
[2] İbn Ebi Şeybe, Kitabu’l-iman, (nşr. el-Albanî), s.33.
[3] Al-i İmran, 3/134.
[4] Bakara, 2/155.
[5] Buhari, İman,17.
[6] Al-i İmran, 3/92.

 

 

2020-04-10