Hutbeler

PDF-Dosyası Cuma Hutbesi (PDF)

 

Yaşlılara Hürmet ve Nezaket
(27.03.2020)

 

Kıymetli Kardeşlerim!

Bir kaç ay önce bizden hayli uzakta, başkalarına ait gördüğümüz bir problemin çok kısa bir zamanda mahallelerimize ve hatta evlerimizin içine kadar girdiğine şahit olduk. İnsanlığın karşı karşıya bulunduğu bu ağır imtihanı başarıyla vermek için bir yandan bilim adamları diğer yandan kamu otoriteleri üzerlerine düşen görevleri yerine getirmenin gayreti içindedir. Yüce Rabbimiz, gayretlerimizi zayi etmesin ve insanlığı en kısa zaman içerisinde sıhhat ve selamete kavuştursun.

Bu zor dönemde hepimizin üzerine düşen önemli görev ve sorumluluklar vardır. Salgın kaynaklı korku ve endişenin hüküm sürdüğü bu zamanda, insanlık değerlerini yüceltmek ve toplumun hiçbir kesimini ihmal etmeyecek bir duyarlılık geliştirmek zorundayız. Bu dönemde varlıklarını ve hatırlarını en fazla gözetmemiz gerekenlerin başında ise yaşlılarımız ve büyüklerimiz gelmektedir.

Bu hususta Efendimiz’in mutlu dönemine ait bir hatırayı sizlerle paylaşmak istiyorum: Yaşlı bir adam, Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)`i görmeye gelmişti. Anlattıklarını dinleyecek, belki ona sorular soracak, onun arkasında namaz kılmanın huzurunu yaşayacaktı. Etrafı kalabalıktı Sevgili Peygamberimiz’in. Güzel yüzüne, tatlı sözüne hayran olanlar çevresini sarmıştı. Yaşlı adam kendisine yer bulmakta zorlanmış, oturanlar ise ona yer açmakta ağır davranmıştı. Efendimiz (s.a.s) durumu fark etti. Bir büyüğün ayakta kalmasına, incinmesine razı olmadı ve kalabalığa şöyle seslendi: “Küçüklerimize merhamet etmeyen, büyüklerimize saygı göstermeyen bizden değildir!”[1]

Kıymetli Müminler!

Allah ömür verirse her insan; çocukluk, gençlik, yetişkinlik derken hayat yolculuğunun yaşlılık durağına ulaşır. Yaşı kemale ermiş insana yaşlı deriz. Yaşlılık; tecrübeli, bilgili ve erdemli olmak anlamlarına gelir. Toplumda kendisine danışılan, görüşlerine değer verilen bir yaşlı, diğer insanlar için de faydalı ve iyi bir örnektir. Nitekim bir adam Sevgili Peygamberimiz’e gelerek, “Ey Allah’ın Resûlü! İnsanların en hayırlısı kimdir?” diye sorunca Allah’ın Elçisi şöyle cevap verdiler: “Ömrü uzun ve ameli güzel olandır.”[2]

İslam Dini, büyük-küçük her insanı saygıya layık görmüş, yaşlılara hürmet etmeye ise ayrı bir önem vermiştir. Yaşlılarımıza ilgi ve saygı göstermek, onların hayır duasını almak, gündelik hayatımızın her alanında; sofrada, sohbette, yolculukta, çarşıda, pazarda ve her yerde, ğonlara öncelik vermek, tecrübelerinden yararlanmak, unutulmadıklarını göstermek bir insanlık görevidir. Büyüklere saygı ve hürmete çağıran Efendimiz (s.a.s) şöyle buyurmaktadır: “Allah Teâlâ, yaşından ötürü bir ihtiyara saygı gösteren gence, yaşlılığında hizmet edecek kimseler lütfeder.”[3]

Kardeşlerim!

Bugünün gençleri, Allah ömür verirse, geleceğin yaşlıları olacaktır. Rabbimiz bu gerçeği Kur’ân-ı Kerim’de şöyle dile getirmektedir: “Sizi güçsüz yaratan, güçsüzlüğün ardından kuvvet veren, kuvvetli halinizden sonra tekrar güçsüzlüğe duçar kılan, saç ve sakalınızı ağartan Allah’tır. O dilediğini yaratır. O hakkıyla bilendir, üstün kudret sahibidir.”[4]

Yaşlılara hürmet ve ihtimam göstererek onların gönüllerini ve dualarını almak önemli bir insanlık borcudur. Onlara güzel ve tatlı söz söylemek, merhamet ve tevazu göstermek ihmal edilmemesi gereken dinî bir vecibedir. İnsan yaşlandıkça ilgiye ve sevgiye daha çok ihtiyaç duyar. Onlar hayat mektebinin emektar öğretmenleridir. Geleceğimizin onların hayır duaları ve tecrübelerinin ışığında şekilleneceğini unutmayalım.

O halde, anne babalarımız basta olmak üzere yaşlılarımıza güvenelim. Onlarla aynı ortamda bulunmaktan kaçınmayalım. Yaşlılarımızın hayatlarını kolaylaştırmak ve tecrübelerinden faydalanmak için üzerimize düşen sorumluluklarımızı yerine getirelim.

Özellikle bu zor zamanlarında hem fert hem de sivil toplum kuruluşları olarak sevgimizle ve ilgimizle onları ayakta tutmaya çalışalım. İhtiyaçlarının karşılanmasında, onları salgının olumsuz etkilerinden koruyacak ve asla yalnız olmadıklarını ve olmayacaklarını hissettirecek şekilde yanlarında olmaya gayret gösterelim.

Hutbemi, yaşlı ve büyüklerimize karşı görev ve sorumluluklarımız ile duyarlığımızın ifadesi olan şu duayla bitirmek istiyorum: Ey Rabbimiz! Onlar nasıl bizi küçükken merhamet ve şefkatle yetiştirdilerse, şimdi de Sen onlara merhamet et; onları koru ve esirge yâ Rabbi![5]  Âmîn.

 

DİTİB Hutbe Komisyonu

 

[1] Tirmizî, Birr ve Sıla, 15.
[2] Tirmizî, Zühd, 21.
[3] Tirmizî, Birr, 75.
[4] Rûm, 30/54.
[5] Isra, 17/24.

 

2020-03-27